6 Eylül 2008 Cumartesi

Bilim, İnsanı Keşfediyor

İskoçlar, müzik zevki ile "karakter" arasındaki sıkı bağları ortaya çıkarırken, İsveçliler ise meseleye bambaşka bir pencereden bakıyor.

İskoçya’da yapılan araştırmaya göre, insanların müzik beğenileriyle kişilikleri arasında sıkı bağlar var. Örneğin klasik müzik ve caz sevenler yaratıcı, pop dinleyicileri sıkı çalışan ve önyargıların aksine heavy metal dinleyicileri kibar, yaratıcı ve kendileriyle barışık kimseler. Araştırmaya göre, klasik müzik ve caz severler öz saygıya sahip yaratıcı kişiler, ama klasik severler daha dışa dönükken, caz severler daha utangaç ve pembe yanaklı.

Indie Sevenler "Saygısız"
Country ve batı müziği sevenlerin sıkı çalışan ve utangaç, rap severlerin girişken ve sempatikken, indie müzik sevenlerin kendilerine pek saygısı olmadığı ve çok da kibar olmadıkları, hatta oldukça kaba oldukları belirtildi. Soul müziğini sevenler ise neredeyse bütün iyi özellikleri kendilerinde toplamışlar. Bunlar yaratıcı, girişken, kibar, kendileriyle barışık ve yüksek öz saygısı olan şirin mi şirin kimseler.
Araştırma kriterlerinde fantazi, arabesk veya Anadolu rock bulunmazken, "Sezen Aksu" başlıklı ayrı bir kategorinin varlığı dikkat çekti. Araştırmada Sezen Aksu dinleyenler için, "oldukça içli; duyguların, kanırtan aşkların insanı" cümleleri yer aldı.


İsveç'ten "Kaka" Hamle
Bu araştırmadan ilham alan İsveçli bilim adamları ise bilim dünyasında bir ile imza attı. Stockholm'deki Osjveja Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, kaka biçiminden karakter analizi yapıldı. 400 kişilik bir kontrol grubuyla gerçekleşen araştırmada, "top top" biçimdeki kakalara sahip insanların daha uysal ve sevgi dolu olurken, "kakaları tam sucuk biçiminde olan" vatandaşların ise daha asi, agresif ancak çalışkan oldukları belirtildi. Sözkonusu araştırmanın orta düzeyli bir akademik dergide yayımlanıp ses getirmesinin ardından isyan eden kimi sosyal psikologlar ise araştırmayı yapan bilim insanlarına "osuruk sesinden karakter tahlili yapma" önerisi getirdi. Öneri, yarın öbür gün yazılı olarak da Osjveja Üniversitesi'ne sunulacak. OHA

18 Eylül 2007 Salı

'Sivil Anayasa'nın Şifresi Çözüldü!

Araştırmacı Adnan Uyurgezer, haftaya çıkacak kitabında, Bilim Kurulu ve AKP işbirliğiyle hazırlanan yeni anayasanın şifrelerini çözdüğünü iddia etti.



Uyurgezer'in bulgularına göre, anayasanın 7. maddesinin kelime sayısı 2 ile çarpılıp 3'e bölündüğü zaman, ortaya Şeriat'ın nasıl adım adım getirileceğinin formülü çıkıyor. Anayasa taslağının gizli şifreleri bununla da bitmiyor. Ergun Özbudun, Recep Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'ün isimlerinin baş harfleri yan yana getirildiğinde ortaya İngilizce "ERA" kelimesi, yani Türkçe'de "çağ" anlamına gelen sözcük ortaya çıkıyor. Bunun "yeni bir çağı yaratmak için girişilen ilk adım" manasına geldiğini açıklayan Uyurgezer, anayasa taslağının tamamnın kelime sayısının anayasanın maddeleriyle çarpılıp AKP'nin milletvekili sayısına bölündüğünde bulunan 2012 sayısının ise Şeriat'ın geleceği tarihe işaret ettiği görüşünde.
OHA Yeni Dünya muhabirimizin görüştüğü Maya kabilesi reisi Kırmızı Ay ise durumun çok vahim olduğunu, 2012 yılında Marduk'un da Dünya yörüngesine girmesiyle işlerin iyice karışacağını belirtti.

14 Eylül 2007 Cuma

Mynamar'da Cunta, Muhaliflerin Telefonlarını Kesti


Myanmar'daki askeri cunta, muhalefetteki Milli Demokrasi Birliği (MDB) de dahil olmak üzere 50 eylemci ve örgütün telefonlarını kesti.

MDB sözcüsü Myint Thein, "Merkezimizin ve evimin telefonlarını kestiler" derken, diğer muhalif kaynakları da muhtemelen yabancı basınla ve sürgündeki haber kuruluşlarıyla teması önlemek için toplam 50 cep telefonu ve sabit telefonun kesildiğini söyledi. Bir analist de "Bunun sebebi, eylemciler ile eylemcilerin mesajını halka ileten yabancı basın arasındaki iletişim hattını yok etmek olabilir" dedi.


Aynısı Türkiye'de de Uygulanacak
Gelişmelerin ardından ayaklanan Kerinçsiz ve arkadaşları, Türkiye'de de bu uygulamanın yapılması gerektiğini savundu. Zira, hükümete veya askere muhaliflerin telefonlarının kesilmesi gündeme gelirse, bu uygulamayla ilgili geniş bir kampanya başlatılacak. Kampanya'nın reklamlarında, en son "ev telefonu kullanın ehe ehe" reklamlarında oynayan çok ünlü komedyen Cem Yılmaz'ın boy göstermesi bekleniyor. Telefonlarının kesilmesi gündemde olan muhalifler ise, "Biz de skype ve msn kullanırız" dediler.

Beckham da "Umutsuz Ev Kadını" olacak

Aktris Eva Longoria, David Beckham'ın televizyon dizisi Desperate Housewives'a katılacağını onayladı.

Geçtiğimiz ay başlayan dedikodularda ünlü futbolcunun İngiliz pop şarkıcı Robbie Williams ile birlikte dizide rol alacağından bahsediyordu. Dizinin oyuncularından, Gabriel Solis'i canlandıran güzel oyuncu Eva Longoria, Beckham'ın gerçekten de dizide oynayacağını belirtti. Longoria, Victoria Beckham'ın bu teklifi uzun süre reddettiğini, ancak David'in uzun süren ısrarı sonunda kabul etmek zorunda kaldığını söyledi. Victoria Beckham bir dergiye verdiği röportajında Robbie Williams'ın çok hoş görünüşlü bir adam olduğu için David'i kıskandığını, ikisini hiçbir zaman yanlız bırakmayacağını da söylemekten çekinmedi.

Mutlu gay çift
Ekim ayında başlayacak olan dizide Beckham ve Williams, Wisteria Lane'e yeni taşınan gay bir çifti canlandıracak. Senaryoya göre çift, evlatlık oğullarıyla iki yıldır evli mutlu bir aile görüntüsünü sergileyecek. Wisteria Lane'in umutsuz evhanımlarının ikiliyle yaşayacakları eğlenceli sahneler şimdiden seyirciler tarafından bekleniyor. Teri Hatcher ise Beckham'ın gay rolünde oynamasından dolayı oldukça üzülmüşe benziyor. "Keşke benim erkek arkadaşım rolünü oynasaydı, ona kendimi yakın hissediyorum" diyen Hatcher'a yanıt Victoria Beckham'dan sert geldi, "David kimseye yakın hissetmez. Sadece bana yakındır o."

İkili daha önce de bir araya gelmişti
Desperate Housewives'tan önce Robbie Williams ve David Beckham UNICEF reklamları için bir araya gelmişti.

Çin malı prezervatif krizi

Çin malı oyuncak, kumaş ve diş macunlarının sağlıksız olduğunun açıklanmasının ardından bu sefer de Çin malı prezervatifler endişe yarattı.

Düşük maliyete üretim yapan Çin Halk Cumhuriyeti, her alanda piyasayı ele geçirdi. Buna prezervatif sektörü de dahil. Ancak aslında ucuz olmasının ardında önemli bir sorun yatıyor: birçok ürün sağlıksız ve bozuk.

Yapılan araştırmalar bu sefer de prezervatiflerin sağlıksız ve bozuk olduğunu ortaya koydu. Zira, Çin malı prezervatifler hem korumuyor hem de cinsel yollarla bulaşan hastalıklara davetiye çıkarıyor. Çin nüfusunun bu yüzden çok arttığına dair iddialar var. Başta Amerika olmak üzere birçok ülkede ucuz olduğu için Çin yapımı prezervatif tercih edenler ise şokta. Hatta doğacak bebekleri düşünmeksizin Çin'e yollayacağını belirtenler bile var. Dünya Cinsel Sağlık Derneği yöneticisi James Black, Çin'in "sorumsuzluğunun" bir insanlık suçu olduğunu söyledi. Black, "Birçok şey için artık çok geç" dedi.

"Kajun fıstığı da sağlıksız"
Çin ürünlerini piyasaya veren Kondomaki firması, mallarını geri çekme kararı aldı. Ancak bugüne kadar satılan ürünleri, "kullanılmış oldukları" gerekçesiyle geri almayı kabul etmiyor.
Çin Hükümeti ise, prezervatiflerle ilgili sorulara yanıt vermekten çekiniyor. Buna karşılık dün gerçekleştirilen bir basın toplantısında hükümet yetkilileri Amerika'nın ihraç ettiği kajun fıstıklarının da sağlıksız olduğunu belirtti.

Sapanca'da Anayasa Taslağı Görüşmesi

AK Parti'li Bakanlar, milletvekilleri ve hukuk uzmanlarından oluşan heyet, yeni Anayasa çalışmaları için Sapanca'ya geldi. Prof. Dr. Ergun Özbudun başkanlığındaki akademisyenler tarafından hazırlanan yeni anayasa taslağı üzerinde değerlendirmelerde bulunacak 18 kişilik heyet, Sapanca Richmond Otel'e yerleşti. Heyetin sabah saatlerinden itibaren yeni anayasa taslağı üzerinde görüş alışverişinde bulunması bekleniyor.


Sapanca Keyfi
Süt banyosu esnasında konu ile ilgili görüştüğümüz Dengir Mir Ahmet Kırat, Sapanca'da yapılacak olan bu çalışmanın çok "keyifli" geçeceğine yürekten inandığını belirtirken, onu en çok heyecanlandıran noktanın ise otelin içindeki Olimpik havuz olduğunu kaydetti. Yüzmeyi çok sevdiğini ifade eden Kırat, yeni anayasaya "Sapanca'nın huzur ve keyifli atmosferinin" sineceğinden emin olduğunu da sözlerine ekledi. Meclisin de Ankara'dan Sapanca'ya taşınması konuşulan öneriler arasında. Bakanlar Ankara'nın "gayet bayık" olduğunu ifade ediyorlar.

Sol'dan Öneri Geliyor
Ankara'da görüştüğümüz ÖDP milletvekili Ufuk Uras'ın ise soldan gelen bir ses olduğunu ifade ettikten sonra yeni meclisin Sapanca yerine Olympos'a taşınması gerektiğini savundu. "Bayrams's Tree House"un en iyisi olduğunu da sözlerine ekleyen Uras, "Bir kere Bayram's, Richmond'a bin basar, hem dorm ağaç evde kalırız, biraz sıkışsak da hepimizi alır" dedi.

Anayasa taslağı görüşmeleri için Sapanca'nın seçilmiş olması, dünyada da yankılar uyandırıyor. Son olarak, Sortie'de OHA muhabirimizin karşısına çıkan Ferrari'sini satan bilge, 18 kişilik heyetin Sapanca Richmond'da kalmasına çok içerlediğini, ve heyeti Tibet'e davet ettiğini açıkladı.

Amişler Kudüs'e taşınıyor

Kasabalarını ziyaret eden bir gazeteciden Kudüs'ü öğrenen Amişler'in, Orta Doğu'ya yaptıkları gemi seyahati dün sona erdi.


Amerika ve Kanada'da küçük topluluklar halinde yaşayan, sade kıyafetleri ve modern aletleri kullanmayı reddetmeleriyle tanınan Amişler'in, yaklaşık üç ay önce başladıkları gemi seyahati dün Gazze'ye inmeleriyle son buldu.
OHA muhabirinin sorularını cevaplayan Kelly McGillis, Kudüs'e taşınacakları için çok mutlu olduklarını belirtti. McGillis "Kasabamıza bir gazeteci gelmişti. 'Orta Doğu' ismindeki bir yerde 'Kudüs' adında bir şehir olduğunu ve o şehirde Müslümanlarla Yahudilerin bir arada yaşadığını anlattı. Bu hikaye bizi çok etkiledi. İki din bir aradaysa kardeş gibi yaşıyorlar diye düşündük. Bizim de kökenlerimiz o topraklara kadar uzanıyor, neden biz de onlarla kardeş olmayalım diye düşündük" dedi.

"Sıcak" karşılama
Gemiden indiklerinde "diğer dinlerden kardeşleriyle" karşılaşmayı bekleyen Amişler, beklediklerini bulamadı. İsrail ve Filistinliler arasında yaşanan çatışmanın tam ortasında kalan Amişler, çevrede konumlanmış Birleşmiş Milletler askerlerinden yardım istedi. Birleşmiş Milletler, Amişlerin Amerika topraklarından ayrılmasından önce topluma yolculukları süresince yardım etme kararı almış, Kudüs'e yerleşmek isteyen bu halka yardımlarını esirgemeyeceğini belirtmişti.

Nasıl yaşayacaklar?
Uzmanlar, Amişlerin de gelmesiyle Kudüs'teki hayatın nasıl işleyeceğini merak ediyor. Şimdilik Gazze'ye yerleşen topluluğun İsrailli ve Filistinlilerle "kaynaştırılmaması" gerektiğini belirten Amerika Dışişleri Bakanlığı, Amişlere yer bulabilmek için seferber oldu. Yaşanan çatışmada ölen Amişler için üzgünlüğünü dile getiren Amerikan Başkanı George Bush ise, "Onlar bizim vatandaşımız. Vatandaşlarımıza yapılan bu zulüm karşılıksız kalmayacak. Filistin topraklarına demokrasiyi getireceğiz" dedi. Amiş Basın Sözcüsü Helen Reimensnyder Martin "Biz nerede olursa yaşarız. Yeter ki teknoloji olmasın" dese de, "sıcak topraklarda" bu dost canlısı halkın nereye yerleştirileceği merak ediliyor.